GEZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2020 Pazar

LYON GEZİSİ

Merhaba, bana sanki bir romandan kesit okuyormuş hissi veren muhteşem şehir Lyon'dan bahsetmek istiyorum. 2019 yazı, ah o unutulmaz gezi! Fransa'dan schengen vizesi için gerekenler yapılmış, uçuş için en uygun şehri araştırıyorduk. Vizeye hangi ülkeden başvurursanız o ülkeden girmek risksiz olduğu için sadece Fransa'ya olan uçuşları araştırıyorduk. Daha önce vizeyi aldığım ülke yerine farklı bir ülkeden giriş yapmıştım sıkıntısız bir şekilde ama gezilerde ne kadar az risk alırsanız planın aksamaması için elinizden geleni yapmış oluyorsunuz ve bu da sizi rahatlatıyor. Araştırmalarımız sonucunda benim hiç de aklımda olmayan şehir, Lyon'a karar verdik. Rotamız için harika bir konumda olması ve uçuşun diğer Avrupa şehirlerine göre uygun olması bizim için Lyon'u vazgeçilmez yaptı. Lyon'dan sonra Cenevre'ye geçmeyi planlıyorduk Avrupa'nın en ucuz otobüs firması Flixbus ile ve işte asla unutamayacağımız o olay gerçekleşmiş oldu. Yalnızca 1 euroya  otobüs biletimizi Cenevre'nin hemen altında olan Fransa'ya bağlı Annemasse'ye aldık. Fevkalade olay 1 euro, ötesi yok!

Şehre indiğimizde geçen seneye göre insanlarla daha iyi bir Fransızca ile iletişim kurabileceğimi düşünürken yine üstümden atamadığım tutukluk ile görevlilere soru sordum. Şehir merkezine nasıl ulaşacağımızı öğrendikten sonra nihayet turuncu ve sarının şehri olarak isimlendirdiğim Lyon'un merkezine vardık. Daha önce indirdiğimiz çevrimdışı map uygulamaları ve şehir haritalarına güvenerek konaklayacağımız Airbnb evine vardık. İçimizdeki şehri gezmek için tutuşan heyecandan mı yoksa sırt çantalarının ağırlığından mı hemen eşyaları bırakıp keşfe daldık. Artık bir Buse klasiğine dönüşen olayı atlayacaktım az daha. 😆 Apartmana girerken şifreyi doğru tuşladığımıza emin olmamıza rağmen bir türlü içeri giremiyorduk. Benim kötü şansım mı yoksa gerçekten beceriksiz miyiz hala aklımda soru işareti. En sonunda kapıyı kendimize doğru çekip açmamız gerektiğini çözüp çantalardan kurtulma fırsatına nail olduk. 

Konakladığımız evin metroya çok yakın olması inanılmaz kolaylık sağlamıştı bize, hemen merkeze ulaşabiliyorduk. Vieux Lyon (Eski Lyon) denilen yer ilk durağımız oldu fakat şehri yukarıdan görebileceğimiz Fouvrier Bazilikası'na çıkmamız gerektiğini biliyorduk hava kararmadan. Bu yüzden benim için zorlu ama arkadaşım için eğlenceli olan tırmanma sürecimiz başlamış oldu. Dik bir yokuş ve orman yolundan bahsediyorum. Sonunda çekilen çilenin az bile kaldığı manzara ile karşı karşıyaydık. Tüm Lyon ayaklarımızın altında, efsane bir manzara. Meşhur bazilika kapalı olduğu için maalesef içini göremedik, geç kalmıştık. Kısaca bazilika ile ilgili bilgi vermem gerekirse, Bizans Gotik ve Romanesk akımları baz alınarak Pierre Bossan ve Sainte-Marie Perrin tarafından 1872 yılında inşa edilmiş. Bazı kesimler tarafından 19.yy mimarisini yansıtmadığı için eleştirilmiş. O yıllarda Katolik Klisesi'nin gücünü gösteren bir iç tasarımı bulunmakta. 1643'te Avrupa'yı kuşatan veba salgınından Lyon şehrini Meryem Ana'nın koruduğuna inanılmakta aynı zamanda 1870 yılında Prusya-Fransa Savaşı'nda Prusya'nın Lyon'da geri çekilmesi Meryem Ana'nın şehrin koruyucusu olduğuna inanılarak açıklanmakta. Bu yüzden Meryem Ana'ya adanan bir kilise yapılmış. Bir diğer tarihi mekan ise 1424-1778 yıllarında Celestin Nişanı Kilisesi olan ve ilk temsili 6 Nisan 1792'de gerçekleşen Théâtre de Lyon (Lyon Tiyatrosu). Lyon Place Bellecour (Lyon meydan) ise 1825 yılında yapılan Le Cheval de Bronze heykelinin olduğu geniş meydan.

Vieux Lyon'u baştan başa mutlaka yürümenizi tavsiye ederim. Saône ve Rhône nehirlerinin süslediği şehrin bence en iyi köprülerden ve nehir kıyılarından yürüyerek tadını çıkarabilirsiniz. Gün batımının fevkalade olduğu şehir, manyak olursun denilen cinste büyüleyici bir güzelliği vardı. Aşağıya bıraktığım linklerden ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız diye umuyorum. Sadece keşfetmek midir hayat, yalnızca görmek, güzelliklere hayran kalıp huzur bulmak? Bir yazıyı en iyi okuyucuya soru sorarak bitirebilirsiniz diyen hocalarıma selam olsun!

https://www.instagram.com/p/B96n7N0nYQ5/
https://www.instagram.com/p/B96ny6gH0Lv/
https://www.instagram.com/p/B96oDManQsT/
https://www.instagram.com/p/B96npxvHRhP/
https://www.instagram.com/p/CATTff3HSg3/
https://www.instagram.com/p/CATTFdOH6JN/

Değerli olanın peşinden gidin, saygı ve sevgiyle! ✋












23 Mayıs 2020 Cumartesi

ROMA GEZİSİ

Merhaba, bugün 2018 yazında Roma'ya yaptığım geziden bahsedeceğim. Bilgilendirici bir yazı olmaktan ziyade tamamen kişisel bir yazı olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. Bunun için neden bu kadar geç kaldığımı düşünüp üzülmek yerine karantina günlerinde böylesine heyecan verici bir meşgale ile uğraştığım için mutluyum. Bundan sonraki yıllarda yani demem o ki Covid-19 döneminden sonra artık gezilerin eskisi kadar kolay gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Ulaşım, konaklama fiyatlarının artmasının yanı sıra dünyanın her hangi bir yerinde her hangi bir dağa, denize, tarihi yere gitmenin zorlaşacağı kanısındayım. Bu yüzden anılarım daha çok anlamlandı ve alzheimer olmadan ileride okuyup hatırlayacağım şekilde biriktirmek istedim. Bunun için Roma güzel bir başlangıç olacaktır. İnsanlık umarım bu zorlu günleri atlatıp daha bilinçli hale gelir ve doğanın bir parçası olduğumuzu anlayıp ona göre şekillenir. Herkesin bilinçlenmesi umuduyla diyerek kendimi 2018 yazına atıyorum. 

İlk yurt dışı uçuşumun İtalya olması beni mutlu ediyordu fakat yabancı dilimin yeteri kadar iyi olmaması, farklı bir ülke deneyimlemek, konaklama, ulaşım gibi midemde kelebeklerin uçuşmasına sebep olan konular yüzünden biraz gergindim. Buna rağmen yine de sanıyorum bu tatlı heyecanı çok defa tatmak istedim ve hala istiyorum. Benim sadece aşık olduğum zamanlarda midemde kelebekler uçuşmaz, sanıyorum çok az dinleniyorlar ve her daim oradalar. Konuya tekrar dönecek olursak, ne olmuş yani biraz korku ve gerilim varsa bir işin içinde! Hepsi bizim kafamızda değil mi, biz bitirmek istersek biter ancak biz devam ettirirsek kalabilir. Tabi istemediğimiz duyguları kovma yöntemini de bilmek gerek, bulun onu.🌝 

https://www.booking.com/hotel/it/mth-eliocentrismo.tr.html 
Konakladığım yerin linkini bıraktım, mükemmel bir konumu var çünkü manzarası Vatikan. Fiyatı gayet uygun olduğu için de artı puanları yükseliyor. Yalnız mekana giriş konusunda sorun yaşadık, teknoloji ile imtihanımız diyebilirim. Mail adresimize gönderilen giriş koduna internete erişimimiz olmadığı için ulaşamadık ve böylece yurt dışı maceramın ilk saatleri otelin önünde 9 kg çantamla kapıyla bakışarak geçti. Bir de Booking kullanıyorsanız eğer ekstra istenen ücretleri göz ardı etmemek gerekiyor. Dikkatli bir araştırma yapınız çünkü temizlik ücreti, şehir vergisi gibi ücretlendirmeler çoğu zaman total fiyata dahil olmamakta. 
Tiber nehrinin yanı başında, bana o akşam vaktinde dünyanın en harika sesine sahip birini dinliyormuş hissi veren sanatçı, ahh. Ne müthiş bir andı o. Gece boyu yorulmadan, bir filmden çıkmışcasına görünen dar sokaklarda yürüyüp, Collesium ve Trevi Çeşmesi'ni görmek ve çeşmenin başında yanımızda oturan insanlara çekirdek ikram etmek. Hiç bilmediğin yerler, tahminler, hayaller ve araştırmalar sonucu işte karşında, bu karşılaşmanın yol açtığı heyecan çok az şeyle kıyaslanabilir. Çoğu zaman memnun kalınsa da bazen hayallerinde daha güzel olabiliyor o yerler bazen de hayal kurmak ve yaşamak aslında tamamen denkmiş hissi veriyor. Şunu da söylemek isterim, hayallerimizi çok kolay değiştirebillirken yaşamlarımızda bu o kadar kolay olmuyor. Yaşamlarımız bazen başkalarının bir sözüne bağlı iken kişinin kendi hayatı söz konusu olduğunda yön vermek kolay olmuyor. Hepimiz için tüm hayatımızın iplerini elimizde tutmayı ve onu iyi kullanmayı diliyorum. 

Roma diyorum, 2800 yıllık şehir. Neler yaşandı bu şehirde ne aşklar, ne ölümler, ne kavgalar oldu, nasıl kalpler çarptı? Benim kısa süre gezme şansımın olduğu şehir, sınırlarımı sadece benim çizebileceğimi öğreten şehir. Anlam yüklediğim, anılar biriktirdiğim şehir. Lütfen anılarımı unutmak mümkün olmasın. Geçmişe tutuk bir insan olduğumu düşünmüyorum ancak bazı şeyler kaybolmasın istiyorum. Mesela hep yüzüme gülümseme bırakanlar değil, kaşlarımı çatmama sebep olan, gözlerimi dolduran, benliğimi derin doluluklara atan anılara da ihtiyacım var benim, ben kalabilmek için. 

Size gözümün nuru olan fotoğraflarımı biriktirdiğim instagram hesabımdaki Roma'da çektiğim bazı fotoğrafların linkini bıraktım, umarım gözlerinizi şenlendirir. 

https://www.instagram.com/p/BmN5gOLhUQu/?igshid=ugn7l3hb6gkt

https://www.instagram.com/p/BmN5QBQhqto/?igshid=1549vwh9g16un

https://www.instagram.com/p/BmN5IwKBNdG/?igshid=hecu4lr622xx

https://www.instagram.com/p/BmN5AHnBqxy/?igshid=19mndj9cmic0g

https://www.instagram.com/p/BmN47s7h6v4/?igshid=jc74ecyl747u

https://www.instagram.com/p/BmN404lhuXR/?igshid=kgz68p91719j

https://www.instagram.com/p/BmOOJYyBPUQ/?igshid=g01hzxnbi6tv

https://www.instagram.com/p/B_r8hWHnDiL/?igshid=zzug4r0guacc


Değerli olduğunuzu unutmayın, kendinize iyi bakın, doya doya yaşayın.